Bir dersi dinlemek ya da bir kitabı okumak bilgiyi öğrenmek için çoğu zaman yeterli olmaz. Asıl fark, bilgiyi kendi cümlelerinizle kağıda dökerken ortaya çıkar. Ancak "not tutmak" herkes için aynı şey değildir. Kimi sayfalarca yazı yazar, kimi birkaç anahtar kelimeyle yetinir. Doğru teknik, hem konuya hem de öğrenme tarzınıza göre değişir.
Bu yazıda en çok denenmiş üç yöntemi ele alacağız: Cornell sistemi, zihin haritaları ve akış notları. Üçünün de ortak amacı aynı: Bilgiyi pasif biçimde kopyalamak yerine, onu işleyerek kalıcı hale getirmek. Farkları ise kullanım biçimlerinde ve hangi durumda parladıklarında.

Not tutmanın işe yaraması için tek bir kuralı akılda tutmak yeter: Yazarken düşünmek. Öğretmenin ya da metnin sözlerini birebir aktarmak yerine, bilgiyi kendi ifadenizle sadeleştirmek beyni aktif tutar. İşte aşağıdaki teknikler tam da bu aktif işlemeyi kolaylaştırmak için tasarlanmıştır.
Cornell yöntemi
Cornell sistemi, sayfayı belirli bölümlere ayırmaya dayanır. Sayfanın sağ tarafına dersin ana notları alınır. Sol tarafta dar bir sütun bırakılır; buraya sonradan anahtar kelimeler ve sorular yazılır. Sayfanın altındaki bölüme ise dersin özeti birkaç cümleyle eklenir.
Bu yapının en büyük avantajı, tekrar aşamasını kolaylaştırmasıdır. Sağ tarafı kapatıp yalnızca soldaki sorulara bakarak kendinizi sınayabilirsiniz. Özellikle yoğun teorik içerikli dersler, sınav hazırlıkları ve düzenli tekrar isteyen konular için oldukça verimlidir.
Zihin haritası ve akış notları
Her konu düz bir liste halinde ilerlemez; bazıları dallanan, birbirine bağlanan fikirlerden oluşur. İşte bu noktada iki görsel yaklaşım devreye girer:
- Zihin haritası: Sayfanın ortasına ana kavram yazılır, ondan dallar halinde alt başlıklar çıkar. Kavramlar arasındaki ilişkileri görselleştirmek için idealdir; beyin fırtınası ve konu tekrarı için güçlüdür.
- Akış (flow) notları: Katı bir düzen olmadan, fikirleri oklarla ve kutularla serbestçe birbirine bağlama yöntemidir. Dinlerken anlık bağlantıları yakalamak isteyenler için uygundur.
- Renk ve sembol: Her iki yöntemde de renkler, oklar ve küçük çizimler hafızayı destekler.
Zihin haritaları bütünü görmeyi kolaylaştırırken, akış notları hızlı ve esnek bir düşünme alanı sunar. Görsel hafızası güçlü olanlar bu iki tekniği genellikle daha verimli bulur.
Hangi yöntem sizin için doğru
Tek bir "en iyi" teknik yoktur. Yoğun ve sıralı bilgi içeren derslerde Cornell öne çıkar; kavramlar arası ilişkinin önemli olduğu konularda zihin haritası parlar; hızlı ve yaratıcı düşünme gereken durumlarda akış notları işe yarar. Çoğu öğrenci zamanla bu yöntemleri harmanlayarak kendi karma sistemini oluşturur.
En sağlıklısı, bir hafta boyunca her tekniği farklı derslerde denemek ve hangisinin sizde daha iyi oturduğunu gözlemlemektir. Unutmayın: Notların değeri ne kadar düzgün göründüklerinde değil, sonradan onlara döndüğünüzde ne kadar işe yaradıklarında saklıdır. Düzenli tekrar eklendiğinde her üç yöntem de öğrenmeyi belirgin biçimde güçlendirir.






